IV. TARIM ORMAN ŞÛRASI TARIM DİPLOMASİSİ ATÖLYESİ GERÇEKLEŞTİ
IV. TARIM ORMAN ŞÛRASI TARIM DİPLOMASİSİ ATÖLYESİ GERÇEKLEŞTİ
IV. Tarım ve Orman Şûrası kapsamında düzenlenen “Tarım Ekonomisi Atölyesi”, 21 Nisan 2025 tarihinde Türkiye İhracatçılar Meclisi'nde gerçekleştirildi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim YUMAKLI'nın açılışını yaptığı etkinliğe, Ticaret Bakanı Ömer BOLAT, Azerbaycan Cumhuriyeti Tarım Bakanı Məcnun MƏMMƏDOV ve Suriye Arap Cumhuriyeti Tarım ve Tarım Reformu Bakanı Amjad BADER katılım sağladı.
Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim YUMAKLI, açılış konuşmasında, 28-30 Nisan 2025 tarihinde yapılacak olan IV. Tarım ve Orman Şûrası'nın önemine işaret ederek, şûrayı yalnızca bugünün ya da yarının değil, gelecek 50 yılın perspektifini oluşturmak amacıyla düzenlediklerini ifade etti.
Bakan YUMAKLI, IV. Tarım ve Orman Şûrası öncesinde düzenledikleri bu etkinlikle tarımın diplomasi yönünü vurgulamak istediklerini belirterek, gıdanın ülkelerin diplomatik yaklaşımlarını değiştirdiğini; dünyada yaşanan krizlerin ardından gıda arz güvenliği ve üretimde yeterlilik konularının gündeme geldiğini anlattı.
Bugünün dünyasının çok bilinmeyenli bir denklem sunduğunu ve gıda güvenliğinin ülkeler arası etkileşimi doğrudan etkilediğini ifade eden Bakan YUMAKLI, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye olarak biz, tarım diplomasisini stratejik bir dış politika aracı olarak görüyoruz. Ülkemizin coğrafi konumu, agroekonomik çeşitliliğimiz ve çok taraflı platformlardaki aktif rolümüz bize önemli sorumluluklar yüklüyor. Uluslararası kuruluşlarla küçük işletmelerin desteklenmesinden iklim dirençli tarım uygulamalarının yaygınlaştırılmasına ve suyun verimli kullanılmasına kadar pek çok alanda ortak çözümler geliştirmeye çalışıyoruz. Bu çalışmaları sadece kendi ülkemiz için değil, uluslararası partnerlerimizle de yürütüyoruz."
Bakan YUMAKLI, G20, Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi kuruluşlarla Türkiye’nin tarım vizyonunu paylaşmaya devam ettiklerini belirterek, Türkiye'nin uluslararası kuruluşlardaki aktif rolünün tarım diplomasisi alanında da yoğun bir şekilde kullanıldığını vurguladı.
Bakan YUMAKLI, "Balkanlar’dan Afrika’ya, ABD’den Uzak Asya’ya kadar birçok bölgede çeşitli ülkelerle ikili iş birliği, teknik destek, bilgi ve tecrübe paylaşımları sürüyor. Türkiye’nin tüm uluslararası temaslarında tarım ve gıda mutlaka önemli bir başlık olarak yer alıyor." diye konuştu.
Gıda güvenliği, iklim uyumu, çölleşmeyle mücadele ve su yönetimi konularında bilgi ve tecrübe paylaşımının önem kazandığını belirten Bakan YUMAKLI, Türkiye'nin coğrafi konumu ve sahip olduğu değerlerle etkili bir aktör olduğunu vurguladı.
Bakan YUMAKLI, tahıl koridoru girişimiyle sağlanan başarıdan ve küresel gıda arzına sunduğu katkıdan söz ederek şunları söyledi: "Tarım diplomasisi aynı zamanda bir barış diplomasisidir. Bir bölgede gıda yoksa huzur ve barış da yoktur. Bir toplumun gıda sorunları varsa o toplumun başka alanlardaki motivasyonu da eksik olur. Eğer üretici korunmuyorsa, sürdürülebilirlikten söz edemeyiz. Gıda sadece bir ürün değil, aynı zamanda bir istiklal ve istikbal meselesidir. Bu perspektifle hareket ediyoruz. Türkiye, etkin bir tarım diplomasisi ile barışa ve paylaşıma katkı sağlamaya devam edecektir."
Bakan YUMAKLI, tarım diplomasisini neden şûra kapsamına aldıklarına değinerek, "Tarım diplomasisi aslında gündemimize yeni aldığımız bir konu değil. Ancak bu kadar derinlemesine tartışıldığı bir ortam daha önce olmamıştı. Fiili olarak Türkiye bunu zaten uyguluyordu." dedi.
Türkiye'nin 2024 yılı verilerine göre tarımsal hasılada Avrupa'da birinci, dünyada ilk 10 ülke arasında yer aldığını hatırlatan Bakan YUMAKLI, "Buna yaklaşık 32,6 milyar dolarlık ihracatı da eklediğimizde, tarım diplomasisinin fiili olarak uygulandığını ve başarıyla hayata geçirildiğini görebiliriz. Bu rakamlar Türkiye'nin bu alandaki ciddi kapasitesini gösteriyor." ifadelerini kullandı.
Bakan YUMAKLI, COVID-19 pandemisi, zirai don olayları ve iklim değişikliği gibi nedenlerle dünyada açlık tehlikesinin arttığını belirterek, Türkiye’nin her zaman insanların gıda ihtiyaçlarını karşılamak için büyük bir inisiyatif üstlendiğini söyledi.
Yakın zamanda Dünya Gıda Programı'nın (WFP) Türkiye’yi bölgesel ve küresel bazda bir "stratejik stok merkezi" olarak konumlandırma talebiyle geldiğini belirten Bakan YUMAKLI, konunun Dışişleri Bakanlığı ile istişare edildiğini ve gerekli değerlendirmelerin tamamlandığını ifade etti. Cumhurbaşkanımızın da desteğiyle Türkiye'nin bu alanda stratejik stok merkezi olarak konumlanmasının beklendiğini açıkladı.
Türkiye'nin kriz bölgelerine yakınlığı sayesinde gıda yardımlarını hızla ulaştırma avantajına sahip olduğunu belirten Bakan YUMAKLI, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmak için stratejik adımlar attıklarını da vurguladı. Ayrıca, Türkiye’yi uluslararası kuruluşların merkezlerinden biri haline getirme vizyonları olduğunu, bu amaçla BM ve diğer kuruluşlarla ülkemizde ofis açılması için çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.
Bakan YUMAKLI, Türkiye'nin tarım diplomasisi çerçevesinde kardeşlik hukukunu ön plana çıkardığını ve bu ilişkilerin her iki tarafa da kazanç sağladığını söyledi. "Türkiye'nin kadim bir devlet geleneği olduğu için eylem-söylem birliği içinde hareket ediyoruz." dedi.
Dünya nüfusunun hızla arttığı günümüzde, tarımsal üretimin etkin ve sürdürülebilir bir şekilde yürütülmesi ve tüketicilerin ürünlere uygun fiyatlarla ulaşabilmesi adına belirlenen stratejilerin tartışıldığı atölye çalışması, sektördeki mevcut ve gelecekteki zorluklara çözüm geliştirilmesi açısından önemli bir platform oluşturmuştur.
Tarım Diplomasisi Atölyesi’nde konuşan Ticaret Bakanı Ömer BOLAT: "Türkiye, dünyada çok önemli bir tarım ülkesidir. Tarımsal üretimimizi 30 milyar dolardan 75 milyar dolara çıkardık. 2002 yılında 3,4 milyar dolar olan ihracatımızı 32,5 milyar dolara yükselttik. Böylece halkımızın da ihtiyaç duyduğu ürünlere erişimini mümkün kıldık. Ticaret Bakanlığı olarak amacımız; iç ticarette tüketicinin makul fiyatlarla ürünlere ulaşmasını sağlamak ve üreticinin üretimini sürdürerek gelirini artırıp üretimde kalmasını desteklemektir. Bu kapsamda sürdürülebilirlik için devredeyiz" açıklamasında bulundu.
Bakan BOLAT, ülkelerle ilişkilerde tarım, ihracat ve ithalat konularının yanı sıra teknik engellerin kaldırılmasının da önemli bir gündem oluşturduğunu vurgulayarak, bu konuda büyük gayret gösterdiklerini ve ihracattaki başarının bu çabalara dayandığını ifade etti.
Bakan BOLAT, üretimin önemine de değinerek, Tarım ve Orman Bakanlığı ve çiftçilerle koordineli çalıştıklarını belirtti. İç ticaret, ihracat ve ithalat dengelerini sürekli istişare ettiklerini söyledi. Ayrıca lojistik, ürünlerin tarladan marketlere ulaştırılması, sektörel düzenlemeler, denetimler ve kural dışı faaliyetlere karşı yaptırımların önemine işaret etti.
Bakan BOLAT, Dünya Ticaret Örgütü kuralları çerçevesinde, tarımda ihracat sübvansiyonlarının sınırlandırıldığını ve ülkelerin temel görevinin arz güvenliğini sağlamak olduğunu anlattı. Zaman zaman ihracatı artırmaya ya da ithalatı kısarak iç pazardaki arz güvenliğini sağlamaya yönelik zor kararlar aldıklarını, bu süreçlerin uzun tartışmalar ve değerlendirmeler sonucunda yürütüldüğünü belirtti.
Tarım ve Orman Bakanı ile sürekli iletişimde olduklarını vurgulayan Bakan BOLAT, "Tarımsal üretimin durumu tüketiciye doğrudan yansıyor, bu yüzden sürekli tetikteyiz." dedi.
10 Nisan'daki zirai don sebebiyle yaşananları da yakından takip ettiklerini anımsatan Bakan BOLAT, "Gerekli tedbirleri de alıyoruz. Çiftçilerimizi de inşallah zarar ettirmeyeceğiz. Bakanım ve ekibi o konuda gereken her şeyi yapıyor." diye konuştu.
Bakan BOLAT, dünyada 730 milyon insanın açlık tehlikesi içinde olduğunu hatırlatarak, şöyle devam etti:
"2 milyar 300 milyon insan gıda güvensizliği tehlikesiyle karşı karşıya. Günde üç öğün yeme içme ihtiyacı var, kimileri için iki öğün ama sürekli devam eden bir faaliyet. O yüzden stratejik öneme haiz çok önemli bir durum. Gıda güvenliği veya güvensizliği deyince tabi Gazze'yi asla unutmamalıyız. Şimdi hepimiz için aklımızdan çıkarmamamız gereken çok önemli bir durum. 2,5 milyon nüfuslu Gazze'de 2 milyon insan kaldı ve bu insanlardan 60 bin kişi şehit edildi. Bir soykırım var, bir de açlıkla soykırıma uğratma var. Bir silahla yapıyorlar, hiçbir medeni kurallara, savaş kurallarına, savaş hukukuna dahi uymadan dünyanın gözü önünde yapılıyor ve bir de açlıkla yapıyorlar. Yardım stoklarını, yardım tırlarının ülkeye girmesine izin vermiyorlar. 18 Mart'tan bu yana tek bir kilo gıda yardımı içeriye giremedi. Bu da insanlık tarihinde unutulmayacak bir durumdur."
Ticaret Bakanı BOLAT, "Bizim ülkelerle olan münasebetlerimizde tarım, ihracat, ithalat konusu, teknik engellerin kaldırılması her zaman önemli bir gündem oluşturuyor. Teknik engelleri kaldırmaya büyük bir gayret ediyoruz. Epey birçok ülkelerle mesafeler alındı ki ihracatımız bu noktaya yükseldi." ifadelerini kullandı.
Atölyenin ikinci bölümünde ise Tarım ve Orman Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ferhat ÇOLAK'ın konuşmasıyla açılış yapılmış; ikinci oturumda ise Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şuay Nilhan AÇIKALIN’ın moderatör olduğu, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet BAĞCI, Ticaret Bakan Yardımcısı Volkan AĞAR, Dışişleri Bakanlığı Genel Müdürü Aylin SEKİZKÖK ve TİM Yönetim Kurulu Üyesi Melisa TOKGÖZ'ün katılımıyla "Tarım Diplomasisinin Uluslararası Ticarete Etkileri" konulu bir oturum düzenlenmiştir.